Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2013 Pazar

DÜNYA PATENT LİGİ

Televizyon Canavarı Olmayın adlı yazımızda televizyona ayrılan sürenin biraz daha azaltılması gerektiğini önermiştik. Yaşantımız için en değerli şeyi yani zamanımızı alıp götürdüğünü, bu giden zaman yerine de değerli işler yapabileceğimizden bahsetmiştik ki onlardan biri de okumaktı...

Niye Okumuyoruz diye sorduğumuz yazımızda, sizlere de ilginç gelecek bazı bilgiler paylaştık.

Okumak bir alışkanlık mıdır? Okuma alışkanlığı olmayan bir toplum muyuz yoksa merak etme alışkanlığı olmayan mı?

Merak etmek, insanın içindeki öğrenme isteği ile ilgilidir. Ardından bu merakı gidermek için araştırır... Bu araştırma kimi zaman daha iyiye ulaşmak için olurken kimi zaman da yepyeni şeylerin ortaya çıkmasına yardımcı olur.




Einstein'in o harika sözünü hatırlayın ''Hiçbir özel yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım''

İşimi daha iyi nasıl yaparım diye sorgulayan, merak eden, araştıran çalışanlarla dolu bir şirketin rakiplerinin önünde olması çok da şaşılacak bir sonuç olmasa gerek...





2011 yılına ait bazı patent bilgilerini paylaşalım...

Ülkelerin 2011 yılında aldığı patentler...

                                     Resident        Non-Resident        Abroad

JAPONYA                       197,594              40,729               107,254
ABD                                108,626            115,879                 93,581 
ÇİN                                 112,347               59,766                   5,817
G.KORE                           72,258              22,462                 25,501
TÜRKİYE                               865                    123                      362  


2011 yılında şirketlerin aldığı patent sayıları

IBM                  6,180
Samsung       4,894
Canon            2,821
Panosonic     2,559
Toshiba          2,483

Gelecek 5-10 yılda (800'lerden) 10.000'li hanelere nasıl geleceğimizi şimdiden iyi planlayıp hep birlikte nasıl elele vereceğimizi iyi düşünmeliyiz...  

29 Ağustos 2013 Perşembe

NİYE OKUMUYORUZ

Geçen yazımızda televizyonun hayatımıza nasıl etki ettiğinden, tv izleme oranımız arttıkça yapabileceğimiz bir çok şeyden bizi alıkoyacağından bahsemiştik.

Bunlardan en önemlisi de okumaya ayırdığımız zamanı kısıtlaması olmalı. Günde 4 saat TV izleyenlerdenseniz kendinize şu soruyu sormakta fayda var: YILDA KAÇ SAAT OKUMAYA AYIRIYORUM!


İnternette dolaşırken bir çok enteresan bilgiye rastlıyoruz...

Örneğin, evlerde ders kitabı dışında sahip olunan kitap sayısı 28 olması bunlardan sadece bir tanesi.  


Japonlar yılda ortalama 25, İsviçreli 10, Fransızlar 7 kitap okuyor...


Kitap için bir Norveçli 137, Alman 122, Belçikalı ve Avustralyalı 100, Güney Koreli 39 dolar harcarken ülkemizde bir kişi kitaba yılda ancak 0,45 dolar harcamaktadır...


Geçmişte yapılan araştırmalardan birinde neden az okuyorsunuz sorusuna bazı cevaplar şöyle sıralanmış:



% 50,2 kitap okuma alışkanlığım yok,% 16,6 yeterince zamanım yok,
% 10,6 Boş zamanım çok yoğun geçiyor.
% 10,5 T.v. Video... Tercih ediyorum,
%  4,6 kitap fiyatları pahalı,
%  3,4 derslerim çok yoğun,

Okuma alışkanlığını artırmak bilmeden fikir üretmemizin de önüne geçecektir. 


Okumak elbette kitapla sınırlı değildir. Dergi, gazete, merak ettiğimiz ilgi duyduğumuz konularda internette araştırma yapmak da çok önemli...

Ama yukarıdaki verilere baktığımızda okumayı sevmediğimiz gibi bir sonuca varmak pek zor olmuyor.

Okumak düşünmektir, araştırmaktır, merak etmektir...

Dünya patent ligine girmemiz için bu konuda ciddi adımlar atmamız, daha fazla okuyan ve araştıran bir ülke olmamız gerekmez mi?

Bu konuda ki fikir, yorum ve önerilerinizi bekliyoruz...

31 Temmuz 2013 Çarşamba

TELEVİZYON DENEN CANAVAR

John Logie Baird televizyonu icat ettiğinde insanoğlunun bu buluş karşısında bu kadar zaman harcayacağını tahmin ediyor muydu bilinmez ama şu anda gerçekten sorgulanması gereken bir noktadayız.


Günde 3-4 saat TV izlediğimiz ile ilgili olarak pek çok yazı okumuşsunuzdur. Peki televizyon karşısında bu kadar zaman geçirmeli miyiz?

Rastgele bir tarih seçtik ve 1 Nisan - 7 Nisan 2013 tarihleri arasındaki TNS reytinglerine baktık...



Gördüğünüz üzere birincilikleri diziler kapmış durumda, hafta sonu ise yarışmalar zamanı. 2,5 - 3 saat süren bu programlara özetleri de dahil edildiğinde 3,5 -4 saatlik bir süreye erişilmiş oluyor. (Biz sadece 1. ve 2.leri aldık) Bir dizi ve yanına bir de ana haber bülteni verelim :)) 4 saatlik süreye çok rahat ulaşıyoruz...

Elbetteki herkes istediği ve sevdiği programı izler. Peki ama haftada 25 saat ve üzeri TV karşısında gerçekten geçirmek zorunda mıyız? Her gün bir dizi ya da izledikten sonra bu program olmasaydı ben ne kaybederdim diyeceğimiz programları izlemesek ne olur?

Bulunduğumuz ortamda daha fazla sohbet olur, torunumuza daha fazla bilmece sorarız, haftada en az 1-2 kitap daha fazla okuruz, , herhangi bir konu ile ilgili daha fazla araştırma yapabilir, çocuğumuzla daha fazla zaman geçiririz...

Sonuç olarak araştırmalar geneli yansıtmaktadır. Herkes kendinden sorumludur ve kendi hayatını nasıl kaliteli kılacağından...

Sağlıklı ve mutlu günler dileğiyle
Patrona Mektuplar